Kış Güneşi Cildi Hızlı Yaşlandırıyor!

Yaşlılık yaşam döngüsünün doğal duraklarından biridir. Yaşlılıkta dinç kalmak, olduğundan daha güçlü bir yapıya ve cilde kavuşmak ise kişinin iradesine bağlıdır. Yeme, içme, dış etkenler özellikle güneş ciltte yaşlanmayı hızlandıran unsurlardır. Güneş D vitamini kaynağı olsa da, fazla maruz kalmak cildin yapısında tahribata yol açabiliyor. Uzmanlar, güneşin faydasını zarara çevirmeyin uyarısı yapıyor. Yaz aylarında korunduğunuz güneş kış aylarında da aslında aynı etkiye sahiptir. Birçok kişi kış güneşine karşı korunmasız çıkıyor, uzun saatler güneşin keyfini çıkarıyor. Ancak bu durum ciddi bir süreci beraberinde getiriyor; yaşlılık! Kış güneşi yakıcı değil, bir şey olmaz düşüncesi tamamen yanlış bir düşünce. Dermatologlar, cildin yaşlanmasında kış güneşinin doğrudan etkisinin olduğunu belirtiyor. Karlı bölgelerde güneşin etkisi daha artıyor, kar güneşin yansımasını sağlayarak güneş ışınlarının ekstra yakıcı olmasına zemin hazırlıyor. Sadece yaz aylarında değil, kış aylarında da güneş ışınlarından korunmak gerekiyor.

Kış güneşi aşırı yoğun hallerde cildin elastikiyetini kaybetmesine yol açıyor. Öte yandan cildin genç kalmasında etkili olan kollajen üretimini yavaşlatıyor. Kollajen yapısının bozulması kalıcı etkiler bırakabiliyor. Kollajen eksikliğinde; ciltte sarkmalar ve kırışıklıklar ortaya çıkıyor, yaşlı bir görünüm oluşuyor. Kollajenin eski canlılığına kavuşması için üretimini artırmaya yardımcı takviyeler kullanmak ve kollajen desteği almak, cildi ideal bir ürün ile korumak gerekiyor. Güneş koruyucuları sadece güneşli günlerde değil, havanın bulutlu olduğu dönemlerde de kullanmak önemli. Vücuttaki kollajenin korunması için yıl boyunca güneşe karşı korunaklı olmakta fayda var. Cilt bakımını aksatmamak, cilde kollajen desteğini sunmak, cildin nem dengesini korumak, yeterli sürede uyumak ve dengeli beslenmek uzun vadede yaşlanmaya yönelik alınabilecek en ideal önlemlerdir. Cildin en temel kaynağının su olduğu ise bu aşamada unutulmamalıdır.

Cildin Yaşlanmasını Hızlandıran Hatalar

Cildi nemlendirmemek: Cildin zamana karşı yenik düşmesindeki basit hataların başında cildi nemlendirmemek yer alıyor. Nemlendiriciler hayatımızın düzenli ürünlerinden biri olmalıdır. Yaş ilerledikçe cilt nem oranını kaybediyor. Cildi nemli tutmak için dışarıdan müdahale şart! Sabahları ve akşamları cilt tipine uygun bir nemlendirici kullanmak cildi nemli tutmak için yeterlidir.

Aşırı kozmetik ürün kullanmak: kremler, rujlar, kapatıcılar, parlatıcılar, fondötenler, renk açıcılar, farlar, aydınlatıcılar kısacası kozmetik ürünler cildi çok yoruyor. Cilt gözeneklerinin kozmetik kremlerle kapalı kalması zamanla cildin yorulmasına ve yaşlanmasına yol açıyor. Aşırı ve yanlış, kalitesiz kozmetik ürünler, cilde uzun vadeli kalıcı zararlar verebiliyor. Uzmanlar doğru ürünlerle birlikte daha sakin bir kozmetik ürün kullanımı öneriyor.

Makyajı temizlemeden uyumak: Uyumadan önce cilt temizliği ve bakımı gelecekte genç ve sağlıklı bir cilde kavuşmada etkilidir. Makyaj zaten gün boyu cildi yıpratan, gözenekleri yoran bir uygulamayken, üstüne bir de temizlemeden uyumak çok zararlı. Cilt kimyasal maddeler nedeniyle yaşlanma sürecine daha hızlı adım atabiliyor.

Duş ısısında aşırıya kaçmak: Çok sıcak ya da çok soğuk suyla yıkanmak cildin nem dengesini altüst ediyor. Öte yandan damarların genişlemesine ve çeşitli sorunlara yol açabiliyor. Cildin yaşlanmasını önlemek ve yavaşlatmak için duş ısısı ideal seviyede olmalıdır. Ilık su ideal ısı seviyesidir.

Cildi susuz bırakmak: Az su içmek cildin kurumasına yol açıyor. Cilt yüzeyindeki dengesizliğin en önemli sebeplerinden biri yetersiz sıvı tüketimidir. Günde 2 litre kadar su içmek, cilde istediği canlılığı kazandırıyor. Cildi nemli tutmak, ideal parlaklığa kavuşturmak için su ile birlikte cilde iyi gelen; yeşil çay, adaçayı, kuşburnu ve papatya çayları da tüketilebilir. Elbette aşırıya kaçmak ters etkiye yol açabilir.